24.03.2011
Son günlerde Ortadoğu’da yaşanan iç karışıklığın ele alındığı panelde konuşan Qamar Agha, Ortadoğu’da birçok ülkenin harekete geçmesinin sekülerleşmeyle beraber özgürlüğü de getireceğine dikkat çekti. Türkiye’nin Ortadoğu’da pozitif bir imajı olduğunu belirten araştırmacı gazeteci Agha, “Türkiye’nin Ortadoğu’da önemli ve etkili olmasının sebebi, AK Parti Hükümetinin demokrasi, modernite ve manevi değerleri iyi harmanlamasıdır."
Ortadoğu’nun Türkiye’ye ihtiyacı olduğuna dikkat çeken gazeteci Qamar Agha, Türkiye olmadığı zamanlarda Ortadoğu’nun büyük güçlere bağlı kalacağını,bu sebeple boşluğu Türkiye’nin doldurması gerektiğini belirtti.
"Gülen Hareketi eskiye dönüşü arzulayan bir hareket değil"
Gülen Hareketi ile ilgi yazacağı kitap hakkında Zaman’a konuşan Agha,“Gülen Hareketi 21.yy a ait bir hareket. Kökeni çok eskilere dayanmıyor bugünün içinden gelen, eskiye dönüşü arzulamayan bir hareket.” Dedi.
Gülen Hareketinin diğer hareketlerden farklı olduğunu savunan Qamar Agha, Hindistan’da etkili olan Gandhi prensipleri ile Gülen Hareketini kıyasladı. “Gandhi prensipleri Hindistan için büyük bir harekettir ama daha seküler ve siyasi bir harekettir.” Diyen Agha, Gülen Hareketinin sivil, modern ,anti emperyalist bir hareket olduğunu şöyle anlattı: “Sayın Gülen ve hareketi daha çok liberalliği demokrasiyi ve insanı baz alarak hareket ediyor. Gülen hareketini önemli kılan etmen ruhaniliği ön planda tutmasıdır. Ruhaniliğin olmadığı bir hareketin militarist bir harekete dönmesi kaçınılmazdır.Buna Taliban’ı örnek gösterebiliriz.Hareketin içi boşaltılırsa ruhaniliği giderse, siyasi ve militarist bir hareket olur.”
Gülen Hareketine yönelik özellikle Türkiye’de bazı kesimlerin eleştirisini yanlış bulduğunu belirten Agha, “ Eleştiri yapan kesimler, öncellikle hareketin demokratik, liberal, seküler ve insani değerleri yükseltmeye çalışan bir hareket olduğunu unutmamalı.” Şeklinde konuştu. Bu hareket demokrasi, modernite ve İslamın beraber ilerleyebileceğini söylüyor buna kulak verilmeli.” Fethullah Gülen’le hiç görüşmediğini söyleyen Agha, “Onun global düşüncelerini, ufkunu yakalayabilmek benim için gerçekten önemli. Bu yüzden onunla görüşmek benim için büyük bir fırsat olacaktır.” açıklamasını yaptı.“Dünyanın dört bir yanında yürütülen eğitim faaliyetleri hareketin çok yönlü olduğunu gösteriyor.” diyen Agah ve şöyle devam ediyor “ hareket sadece din endeksli değil. Her şeyden önce eğitime önem veriyor. insanların eğitilmesine ve toplumların değişmesine fırsat tanıyor. diğer hareketlerin böyle bir rol üstlendiğini sanmıyorum.”Ortadoğu’nun şu andaki karışık durumunda değinen Agha , Ortadoğulu insanların her şeyden önce ruhani değerlere ihtiyaçları olduğunu vurguladı.Agha,” Özellikle Arap ülkelerinde insanlar din söz konusu olduğunda sadece konuşuyorlar.Uygulama konusunda birçok şey eksik kalıyor. Onların İslam’ın verdiği barış mesajına ihtiyaçları var.” Dedi.
“Müslüman ve Arap dünyası için Batı’nın eğitim yapısı büyük bir handikap”
Panelde konuşan diğer isim ise, Fatih Üniversitesi misafir öğretim görevlisi olan Prof.Dr. Anwar Alam’dı.
Ortadoğu’daki hareketlenmenin Suudi Arabistan ve Yemen gibi ülkelerde de devam edeceğini ifade eden Anwar Alam, Ortadoğu’daki hareketlenmelerin barış için yeterli olup olmadığı konusunda şüpheleri olduğunu anlattı.“Mısıra baktığımız zaman sistemi yıkıp yeniden oluşturmak yerine, sistem üzerinden belli değişiklikler yapıldı Mısır’daki değişiklik ne kadar sağlıklı bilinmiyor.” diyen Alam, Ortadoğu’da hareketlenmelerin kimyasında barış olmadığı için sıkıntılı bir süreç yaşanacağına işaret etti.Gülen Hareketi’nin eğitim ve diyalog açısından iki önemli kriteri dikkate elması gerektiğini hatırlatan Alam, “Gülen Hareketi’nin izlediği eğitim anlayışı, Ortadoğu’nun yeniden inşası için önemli.Çünkü Arap ve Müslüman dünyasının Batı’nın eğitim yapısını örnek alması eğitim geleceği için büyük bir handikap.” şeklinde konuştu.